http://issuu.com/kgelisimim/docs/kg_eylul11
Tıklayın ve okuyun!!!!
BİLGİLENDİRME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİLGİLENDİRME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Eylül 2011 Salı
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Sağlık Yoğurdun Suyunda
Çoğu zaman çöpe dökülen yoğurt suyu, sağlık açısından son derece önemli olan B2 vitamini bakımından çok zengin. Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olan B2 vitamini, vücudun protein, karbonhidrat ve yağlardan daha fazla faydalanmasını sağlıyor. Eksikliğinin göz ve ağız kenarlarında çatlamalar ve yaralara neden olan B2 vitamini yoğurdun suyunda bol miktarda bulunuyor.
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Nurten Budak, yoğurt suyunda bulunan ve Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olan B2 vitamininin, sağlık açısından son derece faydalı olduğunu belirtti. Genellikle yoğurdun kalitesini azaltacağı ve lezzetini bozacağı düşüncesiyle suyunun döküldüğünü vurgulayan Budak, B2 vitamininden faydalanılması için yoğurt suyunun dökülmemesi veya başka alanlarda kullanılması gerektiğini kaydetti.
Yoğurt suyunun çorba ve ayran yapımında kullanılarak değerlendirilebileceğini öneren Budak, “Yoğurt suyu ile birlikte tüketilmelidir. Ancak, ille de süzdürülmek isteniyorsa yoğurdun suyu ayran veya yoğurt çorbası yapımında kullanılmalıdır. Bu sayede yoğurt suyunda bulunan B2 vitamininin boşa gitmesi engellenebilir” dedi.
“PROTEİN, KARBONHİDRAT VE YAĞLARIN FAYDASINI ARTIRIYOR
Yoğurdun suyunda bol miktarda bulunan B2 vitamininin, Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olduğunu ifade eden Budak, B2 vitamini eksikliğinin göz ve ağız kenarlarında çatlamalar ve yaralara neden olduğuna, bu şikayetlerin en fazla çocuklarda ortaya çıktığını söyledi.
B2 vitamininin daha çok süt ve süt ürünlerinde bulunduğunu hatırlatan Budak, bu ürünlerin yanlış koşullarda saklanmasının vitamin kaybına yol açtığını bildirdi. Süt ve süt ürünlerinin güneş ışığında bekletilmesinin B2 vitamini değerini azalttığını belirten Budak, şöyle devam etti:
“Yoğurdun suyuna sarı ve yeşilimsi rengi veren Riboflavin (B2) vitaminidir. B2 vitamini protein, karbonhidrat ve yağlar ile etkileşimiçine girerek onlardan daha fazla faydalanılmasını sağlar. Bu vitamin yoğurt suyunun yanı sıra tarhana gibi yiyeceklerde de bol miktarda bulunmaktadır. Bu yiyeceklerin B2 vitamininin azalması için güneş ışığından uzak tutulması gerekir. Bazı bölgelerde tarhananın güneş ışığında kurutulması alışkanlığı bu nedenle yanlıştır. Aynı şekilde güneş ışığında kurutulan tüm süt mamullerinde vitamin kaybı olmaktadır.”
Yoğurt suyunun çorba ve ayran yapımında kullanılarak değerlendirilebileceğini öneren Budak, “Yoğurt suyu ile birlikte tüketilmelidir. Ancak, ille de süzdürülmek isteniyorsa yoğurdun suyu ayran veya yoğurt çorbası yapımında kullanılmalıdır. Bu sayede yoğurt suyunda bulunan B2 vitamininin boşa gitmesi engellenebilir” dedi.
“PROTEİN, KARBONHİDRAT VE YAĞLARIN FAYDASINI ARTIRIYOR
Yoğurdun suyunda bol miktarda bulunan B2 vitamininin, Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olduğunu ifade eden Budak, B2 vitamini eksikliğinin göz ve ağız kenarlarında çatlamalar ve yaralara neden olduğuna, bu şikayetlerin en fazla çocuklarda ortaya çıktığını söyledi.
B2 vitamininin daha çok süt ve süt ürünlerinde bulunduğunu hatırlatan Budak, bu ürünlerin yanlış koşullarda saklanmasının vitamin kaybına yol açtığını bildirdi. Süt ve süt ürünlerinin güneş ışığında bekletilmesinin B2 vitamini değerini azalttığını belirten Budak, şöyle devam etti:
“Yoğurdun suyuna sarı ve yeşilimsi rengi veren Riboflavin (B2) vitaminidir. B2 vitamini protein, karbonhidrat ve yağlar ile etkileşimiçine girerek onlardan daha fazla faydalanılmasını sağlar. Bu vitamin yoğurt suyunun yanı sıra tarhana gibi yiyeceklerde de bol miktarda bulunmaktadır. Bu yiyeceklerin B2 vitamininin azalması için güneş ışığından uzak tutulması gerekir. Bazı bölgelerde tarhananın güneş ışığında kurutulması alışkanlığı bu nedenle yanlıştır. Aynı şekilde güneş ışığında kurutulan tüm süt mamullerinde vitamin kaybı olmaktadır.”
24 Nisan 2011 Pazar
ÇOCUKLARDA Kİ OKUL KORKUSU
Çocuğu okula yeni başlayan anneler, kesinlikle çocuklardan daha fazla heyecanlı ve telaşlıdır. Artık çocuğun okula gitme zamanı gelmiştir. Bu çocuk için çok büyük bir olaydır. Çünkü çocuk artık yeni bir ortama girecek ve sosyal bir hayata adım atacaktır. Bazense çocuklar anneleri kadar mutlu olmayabiliyor. Anne çok sevinçli olsa da, çocuk çok karışık duygular içerisindedir. Aklında birçok soru vardır. Okula gideceği gün yaklaştıkça korkuları artar ve bu yüzden okula gitmek istemez.
Okula gitmeme isteği, çocuğun bir şeylerden korkması ya da bir şeylere endişelenmesi sonucu oluşan bir fobidir. Okul gitmek çocuk için büyük önem taşır. Çünkü anne ve babadan ilk ayrılıştır. Okul korkusu çocuğun okul hayatını olumsuz yönde etkiler ve başarısını düşürür. Okula gitmeme isteği genellikle okula yeni başlayan çocuklarda görülür. Çocuk anneden, televizyondan, oyundan ve oyuncaklarından ayrılmak istemez. Yabancı bir ortama girmenin korkusunu yaşar.
Çocuk her seferinde okula gitmek istemez ve anneyi onu okula göndermemesi için ikna etmeye çalışır. Eğer anne ikna olmuyorsa bu sefer çocukta mide bulantısı, karın ağrısı ya da baş ağrısı gibi hastalıklar ortaya çıkar. Okula gidilmemeye karar verildiğinde ise hastalıklar kendiliğinden kaybolur. Bu olay çocukta 8 yaşına kadar devam edebilir. Okul korkusu çocukta, ağlama, saldırganlık, sinirli olma, mide bulantısı, baş ağrısı ya da normal olmayan hareketlerle ortaya çıkar ve kendini belli eder. Okula gitmemek için çocuk sürekli huzursuzluk çıkarır ve kendide sürekli huzursuzdur. Sürekli asılsız hastalıklar çıkarır ve uyumaz. Bazense okula gittiğinde, asılsız hastalıklar başlar.
15 Nisan 2011 Cuma
28 Mart 2011 Pazartesi
3-5 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA OYUNCAK
OYUNCAKLARIN GENEL ÖZELLİKLERİOkul öncesi çocuklar gerçekçi ayrıntıları ve işleyen parçaları olan oyuncakları tercih ederler. Taklit ve canlandırma oyunlarına ilgi artar ve 5 yaşından sonra canlandırma oyunlarına yönelik ilgi tepe noktasına ulaşır. Kukla oyunlarına yönelik ilgide fazladır. Genellikle planlı veya hedefe yönelik oyunları oynarlar. Oyuncaklar sert yapılı olmalı, keskin kenar veya köşeleri olmamalı, kolayca kırılmamalı ve parçalarına ayrıldığında keskin köşeler çıkmamalı.
HANGİ OYUNCAKLAR?
Küçük trenler, el arabaları, bebek pusetleri, üç tekerlekli bisiklet, akülü arabalar, renk-şekil-resme göre eşleştirme oyuncakları, basit sayma oyuncakları, coğrafya kavramlarını içeren oyunlar, kostümler, gerçekçi elemanlara sahip ekipmanlar, her türlü ritm enstrümanı, radyo-kaset-cd çalar, çeşitli boya kalemleri, resim kağıtları, resimli kitaplar, alfabe kitapları, abaküs, basit bilgisayar oyunları...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

